BOŞANMA VE MAL REJİMİ DAVALARI
- Meltem Demirok

- 24 Şub 2019
- 3 dakikada okunur
Mevcut Medeni Kanununda, yasal mal rejimi olarak , Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin uygulanması esastır. Yani eşlerin evlilik süresince elde ettiği mallar yarı yarıya bölüştürülecektir.
Mal paylaşımı davası için usulüne uygun bir dava açılması gerekmektedir. Mahkeme hukuken kendiliğinden mal paylaşımına karar veremez. Uygulamada Boşanma davası dilekçesinde boşanma ile birlikte talep edilse de, Mal paylaşımı davası boşanma davasından tefrik edilir. Yani ayrı bir dava olarak görülür. Boşanma davası bitmeden Mal paylaşımı davasına geçilmez.

Boşanma davasından sonra açılan mal paylaşımı davasında sırasıyla şu yol izlenmektedir:
1) Paylaşımda öncelikle eşlerin kişisel malları ayrılır. Kişisel mallar paylaşıma dahil edilmezler. Kişisel mallar mal paylaşımına dahil edilmezler. Kişisel mallar Kanunun 220. Maddesine göre şunlardır.
a) Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya;
Buna örnek verir isek işinin şahsi kullanıma özgülediği giyim eşyaları, saat, mücevher vb. mallar kişisel mal kabul edilmektedir. Yine cep telefonu, bilgisayar, makyaj malzemeleri de kişisel kullanıma yarayan eşyalardır ve kişisel mal kabul edilecektir.
b) Mal rejiminin başlangıcında, eşlerden birine ait bulunan, veya bir eşin sonradan miras yoluyla, ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla, elde ettiği malvarlığı değerleri;
Türk Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği tarih olan 1.1.2002 tarihinden önce eşlerin sahip oldukları her türlü mal varlığı kişisel mal kabul edilmektedir. Şayet eşlerden birisinin TMK’nın yürürlüğe girmeden önce edindiği mal varlığı değerleri var ise bu malvarlıkları kişisel mal kabul edilmektedir. Elde edilen bu malların bir kazanım ile mi elde edildiği, miras yoluyla mı intikal edildiği önemsizdir. Ne şekilde edinilmiş olursa olsun TMK’nın yürürlüğe girdiği tarih olan 1.1.2002 tarihinden önce sahip olunan mal varlığı değerleri kişisel mal kabul edilir.
Miras yoluyla kazanımı gerçekleştirilen eşyada diğer eşin herhangi bir payı yoktur. Bu nedenle malların paylaşımına tabi tutulmayacak, kişisel mal kabul edilecektir.
Karşılıksız kazanım yoluyla elde edilen eşyalara örnek vermek gerekirsek, Kişilerin şans oyunlarından elde ettiği kazanımlar.
c) Manevi tazminat alacakları;
Eşlerden birisinin evlilik birliği süresince elde etmiş oldukları manevi tazminatlar o eşin kişisel malı kabul edilir. Nitekim manevi tazminat tamamen eşin kendisi ile alakalı olup diğer eşin burada herhangi bir katkısı söz konusu değildir.
d) kişisel mallar yerine geçen değerler;
Yukarıda da bahsettiğimiz üzere kişisel mal olarak kabul edilen bir eşya nitelik değiştirebilir ve o mal ile başkaca bir mal elde edilebilir. Böyle bir durumda da kişisel mal yerine geçen mal da kişisel mal kabul edilir. Nitekim kişisel mal kabul edilen taşınmazı (Arsa,bağ,bahçe,daire) olan eş bu taşınmazı satıp başkaca bir taşınmaz alabilir. Böyle bir durum yine kişisel malın yerine geçen değer de kişisel mal kabul edilir.
Her eş kendi kişisel mallarını aldıktan sonra evlilik içerisinde elde edilen “edinilmiş mallar” yarı yarıya paylaşılır. Evlilik içerisinde elde edilen “edinilmiş mallar” kanunda şu şekilde tarif edilmiştir: Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince, karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir.
Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır;
a) Çalışmasının karşılığı olan edimler,
b) Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,
c) Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
d) Kişisel mallarının gelirleri,
e) Edinilmiş malların yerine geçen değerler.
Eşler, nelerin kişisel mal sayılacağını evlilik içerisinde sözleşme yaparak kararlaştırabilirler. Yani sözleşme ile bazı mallarını boşanma durumunda kişisel mal olacağını kararlaştırabilirler.




Yorumlar